Seçime, 3 grup, ve bağımsız adaylar katıldı.15 Mayıs’ta seçimli genel kurulda, adaylar ( YAHYA ARIKAN, ADEM ÇALIŞKAN, M.HAMDİ BALCI ) birer konuşma yaptılar. Adayların yani sıra, Türkiye'nin bir çok meslek odası başkanı, CHP Millet vekili Mustafa Özyürek, TÜRMOB genel başkanı, Masum Türker ve DİSK başkanı, Süleyman Çelebi'de katıldı.
TÜRMOB genel sekreteri Yücel Akdemir, Mustafa Özyürek, Süleyman Çelebi ve Masum Türker genel kurulda ilgiyle izlendiler.
Genel kurul oldukça demokratik bir ortamda, saygı çerçevesinde geçti. Yahya Arıkan başkanlığındaki yönetim, sağduyulu ve oldukça sakindiler. Meslekte birlik bu seçime, nispi temsil ile yönetime gireceğini bildiği için daha bir heyecanlı olarak katıldı.
Konuşmalarda, birkaç konu var ki çok dikkatimi çekti. Bunları özellikle sizlerle paylaşmak isterim. Yahya Arıkan, konuşmasında, meslekte birlik grubunu destekleyen vakit gazetesinin bir sayfasını göstererek okudu. Yazının en can alıcı noktası ise şu idi: "İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası 16 Mayıs’ta İstanbul’da Lütfü Kırdar’da seçime gidiyor. Bakalım kaç üye sandığa gidecek.. Bakalım kaç muhasebeci, kendi manevi hesabının çetelesini tutuyor. Yıl sonuna doğru Baro seçimleri var. Önümüzde birçok ilde birçok oda seçimi yapılacak. Herkesin bu işe sahip çıkmaz? Bu konuda duyarlı kişilerin arkadaşlarını uyarması gerek.
Bu seçim çarşaf liste şeklinde olacağından tek oyun bile değeri var.
Meslekte Birlik Grubu’nun İSMMMO Başkan Adayı Adem Çalışkan. Bakalım katılım ne olacak ve sonuçta kim daha fazla üye sokacak yönetime, göreceğiz.
Başkalarının hesabını tutanlar, kendi hesaplarına da dikkat etsinler. Onların da hesabını tutan birileri var omuzlarında. Hani “yoklama kaçağı” durumuna düşmesinler. “Oylama yapılırken neredeydin” diye de hesaba çekilebilirler bir gün.
Şimdi bu satırların sahibi gazeteci beyin bir şeylerden haberi yok anlaşılan, çünkü, üyelerin tümü, oyunu kullansa da, kullanmasa da ( tabii meslekte birlik grubu ), Hükümetin getirdiği yeni yasal düzenleme ile muhalefet, yönetime nispi temsilen üye sokabilecek. Ne kadar demokratik olduğu tartışılır.
Netice de seçimler Yahya Arıkan 'ın % 70 zaferi ile bittiği halde, Meslekte birlik grubunun adayı Adem Çalışkan, iki arkadaşı ile birlikte yönetime girmiştir. Anti demokratik bir sonucu, iktidar çıkardığı yasal düzenleme ile pek ala yerine getirmiştir. Meslekte birlik grubu sonuçtan çok memnun, kim memnun olmaz ki, doğru düzgün oy almadığınız halde, yönetimde söz hakkınız olacak.
Aslında benim kafamın takıldığı bu da değil. Bildik sayın gazeteci bey, meslekte birlik üyelerine oy kullanma çağrısı yaparken, hani ahreti , sorgu suali hatırlatıp yazmış ya, hesaba çekileceğimizi falan. Bu sistemde seçilen ve yönetime zorla sokulan bu kişilerin de bir hesabı olacağını neden yazmamış acaba. Ahiret sadece görevlerinden kaçanların, görevlerini yerine getirmeyenlerin değil, haksız yere birlerine dayatma yaparak, onların üzerinde hakimiyet kuranların da hesaba çekildiği bir yerdir. Ben sayın gazeteci beyden bir makale daha bekliyorum. Seçim sonrası oy almadan, yönetime gelmenin çetelesi hakkındaki fetvasını.
Tabii bizim işimiz fetvalar değil. Dini konularımızda, Türkiye'de çok değerli ilahiyatçılarımız var. Tartışılmaz bir birikim ve bilgi düzeyindeler. Garip olan ise, bir gazetecinin bu konudaki, taraflı fetvası. Tabii şimdi sizinde aklınıza, tıpkı bende olduğu gibi şu gelmiştir eminim. O halde iktidar bu yasayı çıkardıysa, neden kendi içinde bir düzenleme yapıp, muhalefetten bir kaç partiden kabineye nispi temsilci almıyor. Mesela bir ekonomi bakanı, DSP den, dışişleri CHP den ve iç işleri de MHP den vs... neden olmasın değil mi ama?
Bu yasal düzenlemenin sadece sivil toplum örgütleri için çıktığını hemen söyleyeyim. Şunu da hemen belirtmeliyim ki, asıl amacın Türkiye'deki sivil toplum örgütlerini çökertmek olduğunu da anlayalım. Siyasallaşma her alanda devam ediyor ne yazık ki. Sırada Baro var sanırım.
Anayasa değişikliği ile ilgili tartışmalar sürerken, bir taraftan sivil toplum örgütlerine yapılan bu dayatmaların ne kadar düşündürücü olduğunu bilmem söylememe gerek var mı?
Velhasıl seçimleri ÇDMB grubu kazandı. Sağduyulu seçmen oyunu kullandı. Üyeler, bu antidemokratik seçim sistemine hayır derken, Yahya Arıkan'a evet dedi.
Ne kadar dayatma ve zorlama yaparsanız yapın, olmayınca olmuyor işte. Bizim için gerçek seçim sonucu % lik oydur muhakkak. Yönetime girenlerin sayısı değil.
Bu yasal düzenlemeyle, bir bakıma dayatma ile yönetme giren arkadaşların, bu tarihten sonra oda da (ismmmo) ne yapacakları önemli. Oda çalışmalarını da, bu dayatmaca zihniyetle yaparlarsa, işte o zaman çetele fena kabaracak. Gazeteci beyin ifadesiyle, "Hesaba çekilecekler.."
Demokratik günler için umutla ve sevgiyle tüm insanlığa selam olsun...